‘GÜn’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Yok Olduk!

Pazar, 09 Ekim 2011

Çocukça hayallerden geldik biz. Diğerlerinin düşünmekten korktuklarını düşünerek büyüdük biz. Akıl almaz hayallerle geliştik biz. Diğerlerinin hiçbir zaman göremeyeceklerini gördük biz. Doğurduklarımızı öldürülmesine göz yumduk biz. Arkadaşları ve sevgiliyi yüceltip kendimizi gömdük. En sert yağmurlarda ıslandık. Evrimin öldürdüğü çocuklar olduk biz. Hep geriye kalanlar olduk. Başka dünyaların oyuncakları olduk bizler. Kendimize tutunurken en çok kendimizi körelttik biz. Gözümüzü kapatıp hayallerimizi yaşadık biz. Geri dönülmez hataların baş rolünde oynadık. Aklımızı başkalarına emanet ettik biz.

Çocukça hayallerden geldik biz. O hayallerin bir gün gerçekleşeceğini düşünmeden hayal ettik biz.

Bir Gün

Cumartesi, 08 Ekim 2011

Bir gün gelecek bildiğiniz her şeyi unutacaksınız, unutmak isteyeceksin. Bir gün gelecek geçmişe dönüp bakmamak isteyeceksin. O gün bir yaş daha büyüyeceksiniz işte. O günden sonraki bir daha eskisi gibi olmayacak. Unutacaksın bir bir tanıdık yüzleri. Unutacaksın nereden nereye gidildiğini. Unutacaksın sevgiliyi ve sevgiyi, nefreti ve kini.

Bu gün var yarın yok insanoğlu. Hayat kısa ve dünya küçük anlayacaksın. Boşlukları doldururken ağlayacaksın. Bu güne kadar görmediklerin gelecek üstüne. Yeni yeni acılar keşfedeceksin, yeni mutlulukları keşfettiğin gibi.

Sabahları erken kalkmaya başlayacaksın, günü kaçırmamak için. Boş zamanlarında evinde durmayacaksın, hayatı yaşayabilmek için. Beklemeyi bırakacaksın bir gün.

Eğlenmeyi özleyeceksin.

Koşmayı,

Konuşmayı,

Sevmeyi,

Korkmayı özleyeceksin.

YaÅŸamak isteyeceksin.

Düşünmeden yapmak isteyeceksin.

Elinde tebeşir asfalta çizgiler çizeceksin.

Bir gün gelecek insanları çizeceksin.

Çevrendekiler bir bir yok olurken anlayacaksın yeniden. Bu gün var yarın yok insanoğlu.

Yeni bir gün ve ayağa kalkmak.

Pazartesi, 14 Mart 2011

Uzun bir geceden sonra yine bir gün doğuyor bulutların ardından. Ben beklerken o gecenin karanlığında önce birkaç kuş selamlar oldu ruhumu. Ardından hafif bir ışıma belirdi gökyüzünde. İçimi dolduran ışık hatırlattı bana kim ve nerede olduğumu. Sonra kendini gösterdi göz kamaştıran bir biçimde ışık topu. Bana bakıyordu öyle karşımda, sanki artık kalk ayağa der gibi tatlı bir gülümseme vardı yüzünde. Bana güç veren turunculuk aydınlatıyordu dünyamı.

Zamanı geldi diyor o anda içimdeki çocuk. Büyümenin vakti geldi diyor duyduklarım. Beklediğin o gün geldi diye bağırıyor çevremdeki her şey. Kalkıyorum uyuduğum o yerden. Hep hayalini kurduğum ayağa kalkma anıma doğru bakıyorum. Ama her şey hayalden o kadar farklı geliyor ki hayalden. Hissederek yaşamak daha güzel geliyor insana. Kalkıyorum, etrafımda tutunacak bir şey ve bir kişi olmadan. Yalnızlığımla son kez kucaklaşıyorum belki de umut ruhumu beslerken…

Değişim her yanı sarmış ve her yeri yeşertirken huzur dolan bedenim yürümeye başlıyor. Gözlerim geriden gelen bir güçle parıldıyor. Vücudum hiç olmadığı kadar dik, hiç olmadığı kadar enerjik. Vücudum hiç olmadığı kadar dik, hiç olmadığı kadar enerjik. Hayat yeni başlıyormuşçasına saf ve temiz her şey.

Dışarı çıkmadan önce ise içimdeki o çocuk son bir öğütte bulunuyor. Son ve her şeyi özetleyen bir öğüt. ‘Bu sefer olmaz!’

 

redes

Ham madde WordPress
Tasarım: RSS-EMS.com.
LCNBY - 2009