‘ruh’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

KORKULARIN ÖTESİ

Cumartesi, 16 Mayıs 2009

Korkuyu Tanımak

Bu bölümde korkulara değinmek istiyorum.

İnsan doğası gereği korkuyu kendinin bir parçası olarak kabullenmiştir. Korku onun vazgeçilmez bir parçası olmuş ve yaşamının her evresinde onunla gelişmiş, varlığını sürdürmüştür. Örneğin küçük çocuklar canavarlardan korkarken ileriki yaşlarda bu korku aşılır ancak ötesinde daha büyük korkular getirir.

Peki, neden korkarız? Aslında bunun basit bir nedeni vardır oda insanın kendini küçük ve güçsüz hissetmesidir. İnsan kendinden daha büyük şeyler olunca korkmaya başlar çünkü onu aşamayacağını düşünür. Buda etki-tepki gibi onu aşamamasına neden olur. Ne düşünürsek o olur ve korkuyu düşünmek onu güçlendirir, hatta gerçekleşmesine bile neden olur.

Korkunun birçok çeşidi vardır ancak iz burada sadece bizi ilgilendiren kısmını inceleyeceğiz.

Ruhsal Korku

Psişik güçlerin özellikle astral seyahatin en büyük sorunu ruhsal varlık korkusudur. Çeşitli varlıkların görüldüğü hatta irtibata geçildiği doğrudur ve insanlar buna karşı bir korku duyarlar.

Korkuyu AÅŸmak

Ruhsal varlıklar farklı boyutta ama paralel bir dünyada yaÅŸarlar (hepsi deÄŸil dünyada görülenler). Bu varlıklar insan gibi yaÅŸamlarını sürdürürler. Zararları olmaz desek de insan gibi iyi ve kötüleri mevcuttur. İyilerle irtibata geçmek iyi bile olabilirken kötülerle geçmek çeÅŸitli sorunlara neden olabilir. (daha fazla…)

Bitirmek…

Cumartesi, 07 Åžubat 2009

Kai göle doğru hızlı adımlarla gelmişti. Belki koşmuştu da. Cathleen’in arkasından gelmemeiş olmasına seviniyordu. Beyni patlayacak gibiydi. İstemsiz de olsa gözlerini açtı. Sİmsiyah gözlerinden siyah bir sıvı akıyordu. İçinde dayanılmaz bir acı vardı. Storm çılgın gibi tepesinde dönüyor ciyaklıyordu. Kai çevresindeki hiçbir şeyi kavrayamıyordu. Tek hissettiği acıydı. Tatlı, dayanılmaz keskin bir acı. İçindeki ruh artık hareket ediyordu. Onu da hissedebiliyordu. Biraz sonra ruh dışarıdaydı. Kai bedeninin dışında önce etrafına baktı. Göl kenarında değildi. Bedenini hissedebiliyordu yalnız dışarısı farklıydı. Şaşkın ve tedirgin bir haldeydi. Kelimeler de ağzından çıkamıyordu. Çevresine döndü fakat hiçbir şey yoktu. Sisli bir yer, ağaçlar, heryerde ağaçlar….Gökyüzüne kadar uzanan büyük, dev ağaçlar. Hiçbir ses, hiçbir görüntü yoktu.
Birkaç adım atmaya çalıştı ama yapamadı. Ruh olduğunu unutmuş gibi davranıyordu. Sonra hatırladı ve süzülmeye başladı. Sadece düşünüyordu ama uçuyordu da. Gidiyordu, ağaçların içinden geçerek bir oraya bir buraya dönerek gidiyordu. Bu sırada bedenini de hissedebiliyordu. Arasıra bir iki adım atıyor, biraz geriliyordu. Onun kontrolünü Laysın’ın aldığını düşünmek istiyordu ama bu olamazdı. O alsaydı bu kadar iyi hissedemezdi. Laysın ortalarda yoktu.
Bi o yana bir bu yana giden ruhu sonunda durdu. Uzun bir süre arayış içnde olduğunun farkında bile değildi. Sonra yukarı yükselmek istedi. Ağaçların üstüne… Hızla yükseliyordu. Gittikçe yaklaşıyordu. Ağaçların sonuna geldiğinde kendini tekrar yerde bulmuştu. Şaşkındı tekrar yükseldi ama her ağaçların ucuna ulaştığında tekrar yerden çıkıyordu. Anlam veremiyordu… Üşümeye başlamıştı. Acılarını unutmuştu..
Biraz sonra dayanamadı. Bedenine dönmek istedi. Büyük bir istekle kendisini geri çekiyordu. Ama bir noktaya geldikten sonra durdu. Daha fazla ileriye gidemiyordu. Bedenine de geçemiyordu. Artık birşey yapamayacağını anladı. Öaresiz bir bekleyişe daldı. Biraz zaman geçmişti ki sinirlendiğini hissetti. Bu daha öncekilerden çok öte bir sinirdi. Büyük bir patlama gibiydi bağırırken. Evet Kai’nin ruhu o alanda bağırmıştı. Kulakları sağır edecek bir sesle bağırmıştı. O sırada ağaçlar devrilmeye başladı. Herbiri yıkılıyordu. Kai amaçsız bakışlarla bakıyor, şaşırmaya devam ediyordu. Ağaçlardan son birkaç tanesi kaldığında Kai ileride birşey farketti. Oraya doğu gitmeye başlamıştı bile. Ve son ağaç yıkıldığında aslında ormanın hiç de büyük olmadığını farketti. O an sonuna geldikçe onun da başına döndüğünü anladı
Hemen sonra bu düşünceleri kayboldu. İlerideki karartıya baktı. Bir adam… Bir çocuktu bu. Ona doğru geliyordu. Onun her adımında Kai müthiş bir acı çekiyordu. Onun kim olduğunu biliyordu ama acıları hatırlamasına çıkarmasına engel oluyordu. Ve sonunda aralarında birkaç adım kala Kai kısık bir sesle konuştu:

Laysın! (daha fazla…)

Kendi Bİlinmeyenlerinize Yolculuk

Çarşamba, 04 Şubat 2009

BEYİN VE BEYİNGÜCÜ

Son zamanların yaygın konularından olan beyin ve beyin gücü tüm programlarda kitaplarda karşımıza çıkmaya başladı. Oturup düşününce birçok fonksiyonu olan beynimizin aslında daha büyük işler başarabileceğine inanırız. Haklısınız.

Herkes gibi bende bu düşüncelerle yola çıktım ancak rastladığım çeşitli bulgular bazı şeyleri yanlış bildiğimi öğretmekle birlikte bazı şeyleri öğrenmemi sağladı.

Aslında her şey ilköğretimdeki fen bilgisi öğretmenimin sınıfımıza yaptığı bir konuşmayla başladı. Beynimizi sınırlandırmamamız gerektiğiyle başlayan konuşma günümüzde tartışılan bir olaya kadar ilerledi. Telekinezi.(Telekinezi uzaktan cisimleri hareket ettirme anlamına gelen bir güç diye bilinir.)

Öğretmenimiz izlediği bir programda böyle bir gösteri karşısında hayrete düşmüştü. Olayı bizimle paylaştığında kafamda birkaç şey belirdi. Neden olmasın dedim en başlarda. Beklide çocukluk diyebiliriz. Nede olsa daha 6. sınıfta, hayal gücünün doruklarındaydım. Bu konuda ansiklopediler kitaplar irdelemeye başladım ancak bu bilgiye ulaşmak neredeyse imkânsızdı. Bunun yanında o zamanlar yaygın olmayan internet aklımda bile olmadığından bir şeyler bulamamıştım.

Enerjiler konusunda her zaman kafamda bir soru iÅŸareti vardı aslında. Ancak kimsede bilgi olmaması iÅŸi umutla girilen bir yolun çıkmaz yol olması gibi tatsızlaÅŸtırıyordu. (daha fazla…)

redes

Ham madde WordPress
Tasarım: RSS-EMS.com.
LCNBY - 2009