‘Sevgi’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Sahte Düşler Dünyası

Çarşamba, 06 Temmuz 2011

Uykuluyum.

Sarhoş olmuşçasına uykuluyum…

Bu yazıyı o nedenle yazıyorum belki de. Sarhoş gibi içimdekilere engel olmadan sizlere aktarabilmek için yazıyorum. İnsanlar garip ey okuyucu.

İnsanlar çok garip…

Bu gün fark ettim hayatın ne kadar kolay olduğunu. Bu gün fark ettim sevmenin ne kadar basit olduğunu.

Sevilebilmenin zorluğunu bu gün fark ettim ey okuyucu!

Sevmek kolay bir eylemdir. Sevmek çok zorlamaz insanı, sadece seversin ve olur biter. Kiminin düşüncesini seversin, kiminin (daha fazla…)

Üçüncü O

Perşembe, 12 Mayıs 2011

İkinci O ile ortak bir arkadaşımızdı üçüncü O. Pek samimi olmasak da öyleydi işte. Yine de ‘Oha bunu da mı yaptın’ diyenlere anlayış gösterebilirim evet. İkinci O dan ayrılmamdan iki-üç ay kadar bir süre geçmişti ki onunla konuşmaya başlamıştım. Muhabbetinden zevk aldığım bir insandı ve içimdeki boşluktan olacak ki bir eksikliği kapattığını düşünmeye başlamıştım ve bu düşüncem zamanla onu sevgili mertebesine taşıyacaktı.

Bir süre geçtikten sonra garip bir şekilde olmuştu da. Nasıl olduğunu inanın şu an hatırlamıyorum. Öyle garip, öyle ani bir şekilde olmuştu ki anlam veremiyordum o dönemde bile.

Kız İzmir’deydi ve ben Ankara’da. Anlayacağınız yine uzakta garip bir ilişki içinde bulmuştum kendimi.

Üçüncü o diğerlerine nazaran baya iyi kalpliydi ve ben de bu durum altında eziliyor gibiydim. İzmir’e gittiğimde annesinden anneannesine tüm akrabalarıyla tanışmıştım zaten. İki gün orada bulunmama rağmen neredeyse her saatimizi birlikte geçirmiştik. İzmir sokaklarında turlayıp gezinmiştik.

Ancak bir süre sonra içimdeki hislerin değiştiğini fark etmeye başlamıştım. Bunu nasıl söyleyebileceğimi düşünürken hal ve hareketlerimin bunu açıkça belli ettiğinin farkında bile değildim. Bana sorduğunda ise bir şey diyemeden beklemiştim. O kadar iyiydi ki ona karşı böyle bir şeyi nasıl anlatacağımı bilemiyordum.

Uzun bir düşünüşten sonra belki değişir niyetiyle İzmir’e tekrar gitmiştim. Bu gidişimin hayatımın birçok şeyini değiştireceğini bilmeden gitmiştim. Arkadaşlarla yola çıkmıştık ve orada tanımadığım bir arkadaşın evinde kalacaktık ki o kişiyle neredeyse akraba çıkacağımızı bilmiyordum. Sabahları üçüncü O ile buluşup akşamları evinde kaldığım o çocukla barlara gidip eğleneceğimizi ve üçüncü O yu bu süre içinde ihmal edip ilgimi başka kızlara çevireceğimi tahmin bile etmiyordum.

Olanlar aynen bu ÅŸekilde ilerledi. Ta ki son gün olanlara kadar. İzmir’deki son günümdü ve ben üçüncü O ile okul çıkışında buluÅŸacaktım. Ama o sırada baÅŸka biriyle buluÅŸmuÅŸ olduÄŸumu gelen mesajla fark etmiÅŸtim. Ona gecikeceÄŸimi söyleyip birkaç saat geciktim ve baÅŸka bir noktada buluÅŸtuk. İşte o an hayatım tersine dönecekti. Hayatımdaki en büyük nefreti o an yaÅŸayacaktım. En büyük kini ve çaresizliÄŸi o an görecektim… (daha fazla…)

İkinci O

Pazar, 01 Mayıs 2011

Ben ona ‘Beklenmedik O’ diyorum. Çünkü ‘Birinci O’dan yıllar sonra beklenmedik bir anda beklenmedik bir şekilde çıkmıştı karşıma. Üç ay kadar bir süre sıradan bir şekilde hayatımdayken bir anda farklı bir konuma gelmişti. Onunla tanıştığım gün böyle bir şey olacağını hiç düşünmemiştim. Hatta bu üç aylık dönem içinde bile düşünmemiştim ta ki o son haftaya kadar. O hafta her kızgın ve üzgün anımda onunla konuşur buldum kendimi ve bir anda böyle bir karar verip açıkladım ona karşı ve sonuç güzel olmuştu.
Ortadan başlamak olmaz tabi gelin biraz geriye gidelim…
İnternet üzerinde çeşitli oyunlar vardır bunlardan en çok hareket özgürlüğü sağlayanı ise şüphesiz yazı tabanlı RPG(Role Playing Game) siteleridir. İşte lise 3ün yazında çok sıkıcı bir temmuz haftasında ben de kendimi böyle bir oyunun içinde bulmuştum. Oyun hikaye yazarmışçasına karakter canlandırmaya dayanıyordu. Art arda gelen yorumlar iki farklı karakterin oyun içindeki hareketlerini anlatıyordu.
Bu sitede yazmaya başladıktan kısa bir süre sonra sitenin sıcak ortamına katılmıştım. Sitedeki üye sayısı az olduğundan herkes arkadaş gibiydi hem de sıkı arkadaşlardı. Gün boyu bir yandan RP yapılıp bir yandan da muhabbet ediliyordu. Dışarıdaki sıcağa çıkmadan gezmek, tozmak ve eğlenmek için güzel bir yöntemdi doğrusu. Üstelik yazma kabiliyetine de yardımcı bir etkinlikti. Bu oyunda tamamen özgürsünüzdür istediğinizle düşman istediğinizle dost olabilir vücudunuzun özelliklerine bakmaksızın ister takla atar ister hantal olabilirsiniz. Vücut şeklinizi saç tipinizi, saç ve göz renginizi istediğiniz gibi belirleyebilirsiniz. Özgürlüklerden biri de istediğiniz kişiyle oyun içinde sevgili olabilir ya da evlenebilirsiniz. İşte o da benim bu oyundaki sevgilimdi.
Önceden hep saçma gelirdi net üzerinden birilerini sevmek ve çıkmak. Birbirini tanımayan iki insanın birbiriyle çıkıp bundan bir şey beklemesi. Ama aynı saçma gelen şeye ben de başlamıştım işte. O üç aylık dönemin sonunda onunla çıkmaya başlamıştım sonunda. Pek bir duygu yoktu belki de aramızda. Belki de bu nedenden kısa sürede ayrılmıştık. Çok bir değişiklik de hissetmemiştim aslında çıkma ve ayrılma dönemlerimde.
Yılbaşı yaklaÅŸtığında biz onunla tekrar konuÅŸmaya baÅŸlamıştık gariptir ki bu dönem içinde ona karşı bir ÅŸeyler hissetmeye baÅŸladığımı fark edebiliyordum. Önceki gibi bir his deÄŸildi ama bu daha farklı ve daha güzeldi. O an bir ÅŸeyin farkına varıyordum. Yanımda deÄŸildi ve ben ona dokunmak ya da güzelliÄŸi için sevmiyordum. Sadece kiÅŸiliÄŸi ve kendisi için seviyordum onu. (daha fazla…)

redes

Ham madde WordPress
Tasarım: RSS-EMS.com.
LCNBY - 2009