Üç harften oluşur aşk. Tek sesli iki sessiz harfle basit bir şekilde boy gösterir o insanları içine alıp türlü şeyler yaşatan kavram. Çoğu kişiyi korkutan ama bir yandan da merakla kendine çeken o şey. Kaçsan kaçamazsın, kopsan kopamazsın. Herkesbir kere aşık olur derler ya inanmayın. Sevdiğim bir adamın bir sözü vardır “Aşk ne tek seferliktir, ne de unutulmak içindir.” demiş zamanında. Büyük laf etmiş hani hakkını yememek lazım.
Çok şiirler yazılmış, çok sözler söylenmiş hakkında ama bir türlü anlatabilen olmamış. Ben de anlatamam elbette ve böyle bir çabam da olmayacak. Hoş bunu anlatabilecek son insanım belki de.
Sevgililerim oldu hayatımda. Hepsi âşık olduğunu söyledi zamanında. Hepsi o duyguyu benimle tattığını belirtti o zamanlarda. Ben ortadan kaybolunca ise hepsi inkâr eder oldu durumu. Nedeni benim yaptıklarıma kızmaları mıydı yoksa hiç âşık olmamış olmanın çekiciliğini giyinmek istemeleri miydi hiç bilemedim. Belki de sadece bana yalan söylemişlerdi. Olamaz mı? Olabilir.
Aldattığım bir sevgilim oldu. O hala bunun farkında değil. Aksine aldatıldığını düşünenler de yanılıyor. Tek bir kişiyi bir kere aldattım ben ve o gün farkına vardım kendimin. O gün tanıdım kendimi belki de. O gün onun yüzüne bakarken utandım ilk defa, o gün onun yüzündeki saflığı gördüğümde nefret ettim kendimden tam olarak. Ve o gün kimseye vaatler vermemem gerektiğini çözdüm. Kendimi tanımıyorum evet. Söylüyorum da bunu açık açık ne zaman ne yapacağım belli olmuyor. Ben bile çözemem bunu. Bir bakarsın en çok seviyorum dediğim anda başka birine giderim, ya da bir bakarsın en olmaz durumda kör kütük severim birisini hem de platonik.
Ben hayatında görebileceğin en büyük yalancıyım sayın okuyucu. Hem de bunu yalan söylemeden başarıyorum inanır mısın. Hiçbir sevgilime (daha fazla…)









