‘ÅŸiir’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Yapay Zeka

Pazar, 07 AÄŸustos 2011

Son günlerde iyi değilim be arkadaş. Ya da ben normalim de hayat çok iyi şu sıralar ondan ben böyle aşağıda kalıyorum ha ne dersin? Duygularım iç içe geçiş ve neden olduğunu bilmediğim sıkıntılarım boy göstermiş o derin okyanusun üstünde. Yıllardır aklımdan çıkarmak istediklerim hücum etmiş tüm bedenime. Ruh var ya o içimdeki ruh, sıkılmış olacak ki bu bedenden; beden ağır gelir oldu ona da. Ya da bu beden dolup taştı kaldıramaz oldu o zavallı ruh.

Seçenekler dünyasında yaşıyoruz be arkadaş. Hani o matematikte öğrendiğin olasılık var ya, işte o komple yalan be arkadaş. On farklı renkten onar tane bilye olan bir sepetten gözün kapalı seçtiğin bilyenin mavi olma olasılığı ne dersem bir sürü hesaplama yapma bana. Yüzde ellidir be arkadaş. Ya çıkar ya çıkmaz!

Havasız bir ortamda helikopterden atılan füzenin mesafesini boş yere hesaplama fizikte. Havasız ortamda helikopter uçmaz, uçsa da oksijensizlikten roket ateşlenmez arkadaş.

Şiirlerde kafiye arama boşuna. O kelimelere ve eklere insanoğlu anlam yüklemeseydi bir işe yaramazdı hiçbiri. Tıpkı bir çocuğun gelip klavyeye tüm eliyle bastığında sayfamızda oluşan ardışık harfler gibi.

Bakma sen biyolojiye. Tüm DNA’ları benzemez insanın. O babalık testi bile bazı durumlarda gösteremez hangi çocuğun kime ait olduğunu. Öyle bir an gelir ki arkadaş. Hiçbir aldatma yokken benzemez hiçbir şekilde o çocuk ebeveynlerine. Kaç binde bir olasılık dediklerine de bakma. Ya benzer ya da benzemez.

Bakma sen kimyadaki formüllere. Küçük miktarda ihmallerle gelmiştir o periyodik cetvel sana. Ya da bakma altın için milletin canını verdiğine. Ona anlam yüklemeseydi kelimeler gibi insanoğlu, verilir miydi savaşlar onun uğruna?

İhmal edilen bu şeylere aldırmamaya devam et be arkadaş. Kurulmuş bu düzene sakın isyan edeyim deme. Bir robot misali öğretilenleri sorgulamadan kabul et. Biri sorarsa da onu da bu yine çekmemezlik etme sakın ha!

Çoğunluk için azınlığı, para için hayatını, duş için tonlarca suyunu, güç için sağlığı, eş için arkadaşı, arkadaş için aileyi, et için otunu, bal için arını, şan için şerefini, mutluluk için başkalarını, gerçek için düşünü… ihmal et. Sonra dışlar seni bu millet benden demesi. Şimdi seçim senin be arkadaş! Gerçeklerden kaçıp bu sistemin parçası olmak da var gerçeklerle yaşayıp robot topluluğunun sana acı çektirmesini izlemek de. Dedim ya seçim senin.

Ya yaparsın ya da yapmazsın.

Ama ne olursa olsun bana karışamazsın!

Masumca

Pazar, 19 Aralık 2010

Bir çift göz gördüm bu gün

Hayata anlam yükleyen bir çift göz

Beyaz montunun içindeki bir kapı gibi

Dünyaya açılıyordu gözlerin.

Sözlersiz anlatıyordu seni

Çoğu kelimenin anlatamayacaklarını

Yaşadıklarını, duygularını, seni.

Pembeyle parlıyordu parmakların.

Mütevazi bir renkti.

Güven veriyordu nedensizce.

Huzur dolu ve rahatlatıcı bir güven.

Sonra saçların uçuştu rüzgârdan.

Kızmıştım rüzgâra!

Çünkü kızdırmıştı seni istemeden.

Yürüdüğün taşlara kızdım sonra.

Hani küçük aklımla tedbir aldım.

Düşürmesinler seni diye.

Sonra dönüp zamana kızdım.

Dünyaya kızdım.

Geçmişe, korkularına, hayata

Kızdım işte kendimce.

Masumca korkuttum onları

Seni rahat ve huzurlu bıraksınlar diye

Tıpkı senin yaptığın gibi,

Huzur dolu olsun istedim hayatın.

Bilmiyorum. Acaba çok şey mi istedim?

Umut…

Cumartesi, 16 Ekim 2010

Dalgaların ardından görünen bir ışık

Ulaşır mıyım ulaşamaz mı bilinmez.

Yine dalıp giderim, yine kafam karışık

Bulunduğum bu yerden sonum görünmez.

Yine dalıp giderim uzaklara

Bazen gerçek bazense hayallere

Aklı karıştıran insanı yoran hayaller

Hayallerim burada seni bekler.

Senden gelecek bir haberi bir sözü

Beklerim gece beni esir edene kadar.

Beklerim senden gelecek her ÅŸeyi

Şu karanlığım susana kadar.

Uzun bir süre sonra elime kalemimi aldım ve içimden geldiği gibi içimden gelen kişiye yazdım mısralarımı. =)

redes

Ham madde WordPress
Tasarım: RSS-EMS.com.
LCNBY - 2009