‘üniversite’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

BeÅŸinci ve son O

Cumartesi, 04 Haziran 2011

Hayal kırıklıklarımdaki kişi bu son kişi; o diye sesleniyorum yine ismini gizlemek için. Beşinci o son o. Hayatımda geride bıraktığım kişilerin içinden hepsini unutturabilecek ama aynı zamanda hepsinden daha çok üzecek kişiydi.

Bir arkadaşım yoluyla tanışmıştık. O akşam okulun vadisinde arkadaşlarla oturup konuşurken aklımda yoktu böyle bir düşünce. Sonraki birkaç hafta da olmadı zaten. Sadece arada muhabbet ettiğimiz birisiydi kendileri. Zaten farklı bir üniversiteden olduğundan görüşemiyorduk sık sık.

O gece moralim bozuktu ve bilgisayarda onuna konuşuyordum. Ben anlatıyorum o dinliyordu ve durum hakkında yorum yapıyordu. İçimdeki birçok şeyi ona anlatmıştım o gece. Sonunda ise buluşma kararıyla konuşmayı bitirip bilgisayarı kapatmıştım. Hafta sonu bize gelecekti ve yemek yapacaktım ben de ona. Sonra belki içerdik planımız buydu.

Hafta sonu geldiğinde işlerim sıkıştırmıştı beni. Zorlukla hepsini halledip Kızılay’a gittim ve onu aldım. Bize gelip planladıklarımızı gerçekleştirdik. Gidene kadar her şey normaldi de. Ama gittikten sonra aklım karmakarışık bir hal almıştı. Uzun süredir bir ilişki yaşamamıştım ve böyle mutlu gibiydim. Şimdi bu kız hayatıma girerse neler olacağını tahmin edemiyordum.  Bir kız hakkında bunları düşünmeyeli de uzun zaman olmuştu zaten.

O gece olayı gidişine bırakmaya karar verdim. Düşünmemeye ve hayatın getireceklerini yaşamaya karar verdim.

Birkaç hafta geçmiÅŸti ve biz bu süre içinde arada bir görüşüp bir ÅŸeyler yapmıştık.  O gün yine bizdeydi ve o gün konuÅŸmak istiyordum. Bir kağıda yazmıştım duygularımı. Ve o kağıdı alıp (daha fazla…)

Hocam

Pazartesi, 04 Nisan 2011

Üç ay kadar önce üye olduğum bir site hocam.com. Sık sık gördüğüm ama kaydolmayı düşünmediğim bir siteydi. Sonra bir arkadaşım bizdeyken siteye girdi ve bana biraz tanıttı. Türklerin yaptığı bir sosyal paylaşım sitesi olduğunu anlayınca üye olmak istedim. Kendi ülkemizin böyle bir şeyi varsa destek vermek iyi olacaktı. Üye olduktan sonra bir onay kuyruğuna girdim. Üniversiteli olup olmadığımı anlamaları içinmiş sanırım bu onay kuyruğu da. T-shirt alırsak bu kuyruğun başına geçebilirmişiz ya da arkadaşlarımız bizim için puan harcarsa. Saçma geldi t-shirt almak. Yeterli arkadaşım olmadığından da kaldım sırada öylece. Sanırım yeterli moderatör olmadığından dolayı üç ayda bir sıra ancak ilerlemişimdir. O kadar kişinin sırada bekleyip beklemediğinden de emin olamıyorum açıkçası. Neyse ki bu gün bir arkadaşımın blogunda yazı yazarsan başa geçiyosun demesinin üzerine başa geçme fırsatını elde ettim sanırım. Bakalım onaylanırsak (sonunda) sitenin ne kadar iyi olduğunu görebileceğiz. Mantık oyunlarını ve testleri merak ediyorum doğrusu.

İncelemek ve üye olmak isterseniz sitenin adresi: http://www.hocam.com

 

Öğrenci Cehennemi!!! (16.02.2011)

Çarşamba, 16 Şubat 2011

Tanıyanlar bilirler Hacettepe üniversitesi fizik mühendisliği bölümünde okuyorum.  Bu hafta ders kayıtları için bizlere ayrılan hafta olup internet üzerinden yaptığımız ders seçimlerini danışman hocalarımıza onaylatmamız gerekiyor. Dün akşam iki misafirim vardı birisi Hacettepe’de AKE (Amerikan kültür ve edebiyatı) okuyan bir arkadaşım diğeri ise Gazi Üniversitesinde endüstri mühendisliği okuyan bir arkadaşımdı. Sabah erken saatte uyandık çünkü Hacettepe’de okuyan diğer arkadaşımla birlikte okula gidip derslerimizi onaylatmamız gerekiyordu. Gazi üniversitesinde okuyan arkadaşımız da evde yalnız kalmasın diye yanımıza alarak okul yoluna düştük. Okula giden köprüde bir başka Hacettepe fizik mühendisliğinde olan arkadaşım arabayla bizi aldı ve yola devam ettik. Nizamiyeye geldiğimizde ben dışarıdan getirdiğim bir arkadaşım için konuşmaya gittim güvenlik görevlilerinin yanına. Bir baba da kızını ders kaydına getirmişti ve konuşuyorlardı. Onlar gidince bana geldi sıra ve daha durumu yeni anlatmaya başlamıştım ki ‘Olmaz. Yasak!’ diye bir tepkiyle karşılaştım. ‘Kimliğini bıraksa misafir olarak girse de mi olmaz?’ diye ısrar ettim bir süre ama nafile kabule etmediler. Ardımdan bindiğimiz arabanın sahibi olan arkadaşım geldi. Onu da arabasında Hacettepe yapışkanı (namı diğer sticker) olmadığı için arabasını içeri alamayacağını söylemişler. O da konuşmaya geldi ama nafile dinlemek bir yana ilgilenmiyorlardı bile. Oysa biraz önce kızını getiren adam konuşup girmişti içeriye. Üstelik yanlarında da kızın bir arkadaşı girmişti Hacettepe’de olmayan!

Biz derdimizi anlatmak isterken onlar bağırıp çağırmaya bizi okul arazisinden kovmaya başladılar. O ana kadar sesimizi yükseltmeden derdimizi anlatmaya çalışan bizler sinirlenmiştik ama hala sakince konuşmaya çalışıyorduk ki arkadan gelen güvenlik şefinin sesini duyduk.  ‘Ebubekir Emre Bozkurt’ dedi bağırarak. Arabanın sahibi olan arkadaşımdı bu. ‘Bize zorluk çıkarma ki biz de sana zorluk çıkarmayalım. Anladın mı?’ diye tehditler savurmaya başladı. Yapacak bir şey yoktu okul bir soruşturma açsa eğitim hayatımız biterdi. Ne de olsa okulun adamlarıydı bunlar bizi koruyacak değildi ya Hacettepe.

Okuldan çıktık ve şansımızı okulun diğer bir kapısında denemeye karar verdik. O kapıya gittiğimizde de derdimizi oradaki görevliye anlattık. Adam sakin bir tavırla arkadaşımızı içeri alamayacağını ama ders kaydına geldiğimiz için arabayla içeri girmemize müsaade edebileceğini söyledi. Arkadaşımızı otobüse binip gönderdik ve içeriye girip ders kaydımızı tamamlayabildik sonunda.

Oysaki içeriye girerken başka bir arkadaşımızın kimliğini alıp girsek sesleri çıkmayacaktı. Ya da köprüde otostopla yapışkanı olan (sticker) bir arabaya binip girmeye çalışsak kimlik kontrolü bile yapmayacaklardı. Ve ya arabayla nizamiyede dururken AR-GE binasına geldiğimizi söylesek bizi el üstünde tutarak içeri alacaklardı. Bizim suçumuz dürüst olmaktı bunu anladık işte orada.

Şenlikte para toplamak ve ya sticker satmak işine gelince içeriye herkesi alan üniversite kendi öğrencilerini bile yapışkanı olmaması nedeniyle içeri almıyordu işte. İçeride bir yancının sorun çıkarmaması için yabancıları kabul etmediğini söyleyen üniversite öğrenci dışında biri gelince içeriye herkesi alabiliyordu nedense. (Kimliği bıraktıktan sonra sorun çıkarsa bile sorun sahibini bilebileceklerdi.) Kısacası paranın üniversite kapısı dahil her kapıyı açtığını ve öğrencilerin söz hakkı bir yana bu ülkede hiçbir hakkı olmadığını bir kere daha ispatlamıştı bize Hacettepe güvenliği. Ne de olsa Türkiye’de yaşıyoruz. Üstünde iş giysisi olan ve belinde silahı olan herkesin ağa olduğu bir düzende yaşıyoruz. Teşekkürler Hacettepe, teşekkürler ATK güvenlik…

redes

Ham madde WordPress
Tasarım: RSS-EMS.com.
LCNBY - 2009