Dışarıda deli gibi kar yağarken ben biraz önce eve girdim. Kendi çapımda alışveriş yaptım karnımı doyurmak adına. Eve girdiğimde yüzüme çarpan sıcaklık beni mutlu etti diyebilirim. Yemek yemeden bunları yazmak için evimin küçük ama beni mutlu eden salonuna geldim. Mavi bir kanepe, iki küçük (ama rahat olanından) beyaz koltuk , bir televizyon ve yemek masası görevinde bir ütü masamız var. Elimde küçük bir netbook ve aklımdan geçenleri yazıyorum buraya.
Bu küçük koltukta oturmuş yazıyorum. Ve düşünüyorum, olmak istediğim yer burası mı?
Hiç düşünmedin mi be okuyucu gerçekten bu hayat senin mi? Her şey yolunda olabilir, bir sorunun olmayabilir ve çok mutlu olabilirsin ama yine de sen bu hayata mı aitsin? Düşünüver be okuyucu öyle misin?
Çevrene bir bakınıver arada sırada, diğer insanlar neler yaşıyor diye bir düşünüver. Zamanın değerlidir senin bilirim ama demiyorum ki bu işe zaman ayır da yap diye sana. Yolda yürürken gözlemle, otobüsteyken gözlemle, çevrendekileri gözlemle. Bak bakalım neler var o dünyalarda. Senin dünyan gerçekten siyah ve beyazdan mı oluşuyormuş gör bakalım bir.
Yine de şu an bir durup düşündüm de bu söylediklerimi unut be okuyucu. Olur da söylediklerimi yapmaya başlarsan hayatın gerçek yüzünü göreceksin yapma. Hayattaki gerçek üzüntüleri göreceksin görme. Kendini daha çok geliştirebilir, başka şeylerin farkına da varabilirsin ama sana üzüntüler de getirebilir hani. Ne gerek var bu riski almaya, alma!
Yok yine de risk almaya razıyım dersen yazayım biraz daha. Göreceklerini pek sevmeyeceksin sevgili okuyucu. Karşına öyle şeyler çıkacak ki bazen memnun olacak bazen isyan edeceksin. Senin mi bu hayat diye sorgulamaya başlayacaksın. Dönüp bakacaksın senin olan şeylere. Onları ,isteyip istemediğini sorgulayacaksın. Döneceksin geçmişteki başarılarına, bazılarının aslında hata olduğunu göreceksin.
Düşünmek kötü bir şey mi diye düşünmeye başlayacaksın. Çünkü düşündükçe çıkmaza saplanacaksın. Düşündükçe çevrene ve en çok da kendine yabancılaşacaksın. Bir gün gelecek ve aynen şunu soracaksın “Aklımdaki bu geçmişi gerçekten de yaşadım mı?”.
İşte o gün aklından şüphe ettiğin gün olacak okuyucu, etme!
Onlara ait olmadığını anlarsan daha fazla düşünme!









