‘KiÅŸi çözümlemeleri’ kategorisi için ArÅŸiv

Sahte Düşler Dünyası

Çarşamba, 06 Temmuz 2011

Uykuluyum.

Sarhoş olmuşçasına uykuluyum…

Bu yazıyı o nedenle yazıyorum belki de. Sarhoş gibi içimdekilere engel olmadan sizlere aktarabilmek için yazıyorum. İnsanlar garip ey okuyucu.

İnsanlar çok garip…

Bu gün fark ettim hayatın ne kadar kolay olduğunu. Bu gün fark ettim sevmenin ne kadar basit olduğunu.

Sevilebilmenin zorluğunu bu gün fark ettim ey okuyucu!

Sevmek kolay bir eylemdir. Sevmek çok zorlamaz insanı, sadece seversin ve olur biter. Kiminin düşüncesini seversin, kiminin (daha fazla…)

Bizim çocuk 1

Cuma, 11 Åžubat 2011

Küçük bir çocukla başlar bu hikâye. Küçük ve masum bir çocuk; gayet sıradan diğerlerinden farkı olmayan uslu bir çocuktu bu. Başarılı çocuğumuz kimseye karışmaz kendisiyle ilgisi olmayan şeylere burnunu sokmazdı.  Filmlerde gördüklerini hayatına uygulayabiliyordu. Onlarda hep meraklı kişilerin başına kötü şeyler geliyordu ve bizim çocuk asla meraklı davranmazdı. Olanlara hiç mi hiç aldırmazdı. Hayatta çok istediği hiçbir şey olmamıştı. Hiçbir şey onu tamamen kendine çekmemişti. Çok istemekten korkuyordu da. Çünkü hep görüyordu etraftan çok istenen şeyler olmuyordu. Kız arkadaşı yoktu, kızlarla konuşmuyordu bile.  Kızlar sorundan başka bir şey değildi ki. Hep bir sorun çıkarırlardı ortaya. Hem onu seven başka çocuklarla kavga etmek istemiyordu da. ‘Onu seven…’ demişti. ‘O’ diye biri vardı. Evet, evet vardı. Ama bunu kimse bilmemeliydi içinde saklamalıydı. Dışarıya vurmayı asla düşünmüyordu. Hem onu sevmiyordu ki, istemiyordu da. Bu oyuna gelmeyecekti de. Ona bakmayacaktı bir daha onu düşünmeyecekti böylesi iyiydi. Başına bela açmayacak, hep susacaktı.

Birkaç yıl sonra bizim çocuk büyüdü üniversiteyi kazandı. Herkesin imrendiği bir çocuk oldu. Üniversiteyi de dereceyle bitirdikten sonra mesleğine atılmıştı. O artık çok önemli bir doktordu. Kimsenin yapamadığı şeyleri yapıyor, büyük hastalıkları iyileştiriyordu. Hala kaçıyordu ama. Aklını karıştıracak her şeyden çok uzaktaydı. Beslenmesine dikkat ediyor tanımadığı kimseyle görüşmüyordu. Tanıdıklarıyla bile lazım olmadıkça görüşmüyordu.

Bir gün yolda giderken bir kız gördü ve etkilendi. Ona bakarak karşıdan karşıya geçerken araba çarptı öldü bizimki…

.

.

Böyle saçma başlayıp saçma biten bir hayatınız da olabilirdi. Herkesin sorunları vardır. Ve emin olun sorunlarınızın daha büyüklerini yaşıyor diğer insanlar. İyi düşünün, mantıklı kararlar verin…

BoÅŸ

Salı, 11 Ocak 2011

Bir adam varmış. Bundan yüzyıllar önce yaşayan yalnız bir adam. İnsanları çevresinde istemediğinden küçük bir dağ evinde yaşıyormuş. Kendi bahçesinde kendine yetecek kadar sebze, meyve yetiştiriyor kendi çiftliğindeki hayvanları besliyormuş. Kısacası kendi yağında kavrulup gidiyormuş işte. Dağın arkasında küçük de bir gölü varmış balık tutmak veya yüzmek için gittiği. Çevreyi de tellerle çevirmiş vahşi hayvanlar girmesin diye. Yalnızlık onu bunaltmıyormuş. Zaten yalnızlığı küçük yaşlarda deneyimlemiş. On iki yaşındayken ölmüş ailesi. Kimsesiz yaşamaya da o yaşlarda başlamış. Akrabalarından kaçmış ve ailesinden kalan bu dağ evine yerleşmiş. Mutluymuş böyle. Hayatında ne yalan varmış ne de hile; ne ihanet varmış ne aldatılma; ne arkadan bıçaklayacak bir dostu varmış ne de ona bir şey olduğunda üzüleceği bir arkadaşı.

Ne umut varmış ne ümit, ne sevgi varmış ne mutluluk, ne bir arkadaş ne de bir sevgili, ne bir amaç ne de bir neden varmış yaşaması için…

redes

Ham madde WordPress
Tasarım: RSS-EMS.com.
LCNBY - 2009